Darbe gecesi ve sonrası yaşadıklarım

 Bu yazı darbeden sonra yazılmış olup darbe gecesi ve sonrasında yaşananları içtenlikle aktaracak bir yazıdır. Kimsenin okuduğunda darılmaması için bahsedeceğim isimler farklı olacaktır.

Şimdi darbe gecesi olanları anlatacağım…

Evde bilgisayar başında izlemek için film aradığım zamanlarda saat 10-11 civarı iken birkaç arkadaşımın uçan uçaklar ile ilgili mesajlarını okudum. Ancak bir sonuca bağlayamadım. Ahmet (Ahmet bir askeri okulda askeri öğrenci) kardeşimin bana attığı ‘Kardeşim hakkını helal et, terörist avına çıkacakmışız. Belki dönemeyebiliriz.’ Sözlerinin o darbe ile bağlantılı olacağını düşünemezdim. İlerleyen saatlerde darbe yapıldığını öğrendim. Hemde televizyondan açıklamalar yapan kişiler tarafından. Hem heyecanlı bir yandan da korku dolu bir durum içerisindeydim. Darbe saati uygulanması gibi olayları düşününce  yalan darbe olduğunu anladım. Hükümetin kendine yaptırdığı darbeydi bu .

Pazar günü okulumuza dönecektik. Açıkçası ben korku içerisindeydim. Çünkü askerlere öfke ve nefret beslemiş olan insanlar gördüğü yerde şüphelendiği askerleri incitmek için fırsat kolluyordu. Aynı köprüde yapılan askeri öğrencilerin şehit edilmesi gibi. Takım komutanım Halil ÇELİK Astsubay arayarak bana pazartesi okula dönmemi söyledi. Pazartesi günü okuluma gitmek üzere biletimi alıp okula doğru yola koyuldum. Otobüste muavin herkese ineceği adresi soruyor not ediyordu. Ben ise Karamürsel Bey Eğitim Merkezi Komutanlığı B Kapısı demiştim. O sırada yakınımda olan kişilerin ve muavinin bana ters bakışlarını ömrüm boyunca unutamayacağım. Okul önünde inene kadar hep tedirgin ve korku içerisindeydim. Okula girdim ve korkulu heyecanlı şekilde odama geçtim.

Ertesi gün komutanların hepsi tedirgindi. Binlerce askere gözaltı kararları çıkıyordu. Sadece asker de değil, polis savcı hakim bir sürü meslek gruplarından insanlara arama kararları çıkarılıyordu. Bir komutanımızın okullarınız kapanabilir demesiyle hepimizin içine kurt düşmüştü. 2 sene emek vermiştik terler dökmüştük. O zor ve yorucu uğraşlardan sonra bunu kaldırabilir miydik ? Benim iki tane zayıf dersim vardı. Salı günü olacak olan sınavımı cumartesiye almışlardı. Çarşamba günü olacak olan zayıf dersimin olduğu sınav günü ise sabitti. Çarşamba günü geldi sınava girdim. Sınav çok zordu. Bütün bu olanların üzerine bir de dersimden kalırsam ne yapardım ? Komutan 2 saat sonra gelin sınav sonucunuzu öğrenirsiniz demişti. 2 saat geçti birkaç arkadaşımın sınavdan geçtiğini öğrendiğimde hemen eğitim katlarına doğru yola çıktım. Komutanın odasına Veli (sıra arkadaşım) ile girdik. Komutan sınav kağıtlarımızı aldı üzerine notlarımızı yazmıştı. Ancak biz okuyamıyorduk. Geçme notu 50 olduğunu hatırlıyorum. Heyecanlı şekilde sonucumuzu öğrenmek için beklerken komutanımızın üzgünüm ikinizde sınavdan kaldınız demesi içimizi yakmıştı. İşin kötü yanı diğer zayıf dersimi veremezsem devre kaybı olacaktım. ‘Komutanım ne olur yardım edin’ dedi Veli.    Bende  'Komutanım olanları gördünüz. Bizler gerçekten derslerimize çalıştık ama halen nasıl düşük aldığımızı anlamadık' dedim. Komutan gülerek arkadaşlar kalmadınız merak etmeyin ama geçme notundan az yukarı bir şey aldınız diyerek içimize su serpmişti. Notum 57-58 civarı bir şeydi. O mutluluk ile odaya geldim. Önümde 3 gün vardı diğer sınava. Bu hırs ile çok sağlam çalışmaya başladım. Cumartesi günü geldi. Sınava girdik. Bu ders bir sürü devremin ve branş arkadaşımın başının belasıydı. Sınav sonuçlarımız 2 saat sonra açıklandı. Gidip komutana sonucumuzu sorduk. Komutanın(Eln. Kd. Bçvş.) benim sınav sonucumu söylemesi ile şaşkına döndüm. ‘Evet Ahmet çalışınca oluyor değil mi ? ‘ demesiyle sonucumun 100 olduğunu söyledi. Çok memnun olmuştum. Devremden bu dersten devre kayıbı olan yoktu. Hepimiz çok mutlu şekilde artık astsubay olduk diyerek aldığımız karneler ile alay binasına yol aldık. Öğle yemeğine katılmak istemiyorduk. Nöbetçi astsubay Hasan ÇATIK idi. O da bizlere izin verdi. Okulda olan map(Türkmen misafir askeri personel) ile ve diğer devrelerimiz ile vedalaşıp odamıza hazırlanmak için geçtik. 10-15 Dakika sonra Orhan ile hazırlanıp odamızdan çıktık. Sakarya için biletlerimizi aldığımız otobüs terminaline geldiğimizde saatler 2-2.30 civarıydı. Sakaryaya gelmemiz ise 5 i bulmuştu. Evime geldim ve ailem ile mutluluğumu paylaştım. Ancak hazin sonu tahmin etmiş ancak görmezden gelmiştik…

669 KHK       31 TEMMUZ 2016

Sabah uykudan uyanmıştım. Tatilimin güzel geçmesi yaşanılan olayları biraz olsun görmezden gelmemi sağlıyordu. Sabah telefonumu elime aldığım an askeri okuldan branş arkadaşlarım ile olan whatsapp grubundaki yüzlerce mesajı gördüm Neler olduğunu anlamadığım bir durum vardı tartışılıyordu. Hayır olamaz ! Bu sözler ağzımdan dökülmüştü. Korktuğum başıma gelmişti. Diktatör Erdoğan rejimi ve bakanları bizleri okullarımızdan bizleri atmış askeri liseleri kapatma kararı almıştı. İnanamıyordum bütün emekler uğraşlar bir kalem ile silinip atılmıştı. İlerleyen tarihlerde başımıza geleceklerin yanında bunlar hiçbir önemi olmayacak olaylardı.